Müslüman Kürdlerin Sesi
01.01.2006
Ne dindarlık adı altında milliyetsizlik, ne de milliyetperverlik adı altında dinsizlik
24.04.2014
Kurdî | Türkçe
Baş sayfa | Ana sayfan yap | Yazı gönder | İletişim | Arşiv | Üye girişi

İçerik

Haberler

Günün Sözü
Beni, nefsini kurtarmayı düşünen hodgâm bir adam mı zannediyorlar? Ben, cemiyetin imanını kurtarmak yolunda dünyamı da feda ettim, ahiretimi de. Seksen küsûr senelik bütün hayatımda dünya zevki namına bir şey bilmiyorum. Bütün ömrüm harb meydanlarında, esaret zindanlarında, yahut memleket hapishanelerinde, memleket mahkemelerinde geçti. Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı. Divan-ı harblerde, bir câni gibi muamele gördüm; bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca ihtilâttan men’edildim. Defalarca zehirlendim. Türlü türlü hakaretlere maruz kaldım. Zaman oldu ki hayattan bin defa ziyade ölümü tercih ettim. Eğer dinim intihardan beni men’etmeseydi, belki bugün Said topraklar altında çürümüş gitmişti.. (...) Bediüzzaman Saidi Kurdi

Bilgisayarına indir!
GÖRÜNENİN ÖTESİ

Samanyou Galaksisinden tek bir atoma kadar yapılan resimlerle animasyon yolculuğudur. Adım adım galaksiler ve yıldızların arasından Güneş Sistemine, oradan Dünya'da bir ağaca ve ağacın hücrelerinden tek bir atomuna kadar olan gerçekte uzun ama program içinde kısa bir yolculuktur...

Lêgerîn



***

KARIŞIK LİNKLER

www.bawermend.com



QESÎDE Û SÛRUD

Kîtaplar
Kur'an Meali

Peygamberîn hayatı

Kütübi Sitte

Kırk Hadis

Kıyametin alametleri

Risale-i Nur

Sohbetler




Ayet
Yine göklerin ve yerin yaratılışı ile dillerinizin ve renklerinizin farklı oluşu da O'nun âyetlerindendir. Şüphesiz ki bunda bilenler için nice ibretler vardır. (Rum/22)

Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli ve en üstününüz O'ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdar olandır. (Hucurat/13)


Stêrkên Asumana









Beşdar
Şu ana kadar
6491707
sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 22.11.2006

  
Anadil ve Allah’ın sıfatları
Allah’ın sıfatları ve isimleri, aslında insan toplumları için ahlaki-siyasi, hukuki yol göstericidir. Bunlardan El Vehhab sıfatı anlam olarak ‘karşılık beklemeden veren’dir. Bu sıfat, öz itibariyle bütün insanların ve ümmetlerin yani toplulukların sahip oldukları “doğal hakların” Allah vergisi oldukları bu hakların hiçbir şekilde gasp edilemeyecekleri siyasi mücadelelerde pazarlık konusu yapılmayacaklarını ifade eder. İslam hukukuna göre bu haklar dört ana başlıkta toplanır: bir; yaşam hakkı, iki: özgürlük hakkı, üç: inanç ve fikir serbestliği hakkı ve dört: Kültürünü yaşama ve sürdürme hakkı. Buna göre hiçbir insan veya topluluk, yaşamını özgürce kendi inancı ve kültürüne göre yaşama hakkından mahrum bırakılamaz. Çünkü bu Allah tarafından karşılıksız olarak verilmiştir ve vehhab sıfatı bu hakları korumaya almıştır.
Devamı...

Yer adlarının Türkleştirilmesi
Yer adları bir toplumun sosyal/kültürel yapısı ve kullanıldıkları yerin tarihsel geçmişi ve coğrafik özellikleri hakkında önemli ipuçları taşır ve toplumun coğrafik mekânla bütünleşmesinin göstergesidir. Sıradan sözcükler değildir yer adları. Taşıdıkları anlam çözüldükçe bölgenin toprak ve bitki örtüsü, hayvan türleri ve doğal kaynaklarının yanı sıra oraya yerleşmiş insanlara, halklara, yaşanmış tarihî olaylara ait bilgilere ulaşmak mümkün olabilir. İşte, yer adlarının tarihsel ve siyasal öneme sahip olduğunun idrakinde olan Osmanlı İmparatorluğu’nun ve Türkiye Cumhuriyeti’nin yöneticileri de, bir coğrafyanın oraya yerleşen halklar tarafından ‘vatanlaştırılmasının’ en önemli göstergesini oluşturduğu düşüncesiyle yer adlarını değiştirmek,  anlamlarını saptırmak, çarpıtmak ve ‘kendilerine mal etmek’ üzere ellerinden geleni yapmışlardır. Ancak konulan adların, verildikleri yerlerin tarihsel derinliğine göre hayli eğreti durduğunu söyleyebiliriz.  
Devamı...

"Ey Gelê Kurdan" Makalesi Üzerine Söylemsel Analiz

Teorik Arka Plan
Söylem, olayların belirli bir yorumunu bir şekilde birlikte üreten anlamalar, metaforlar, temsiller, imajlar, hikâyeler ve ifadeler takımına dayanır. Her türlü konuşma ve metin, söylem olarak ele alınabilir (Burr, 2012). Bu bağlamda söylem analizi de, sosyal eylemi icra etmek üzere söylemin nasıl inşa edildiği ile ilgilenir. Dolayısıyla, söylem analizini kısaca, kullanılan dilin yakından incelenmesi şeklinde tarif edebiliriz (Taylor, 2001).

Söylem analizi ile ne tür bir bilgi ortaya çıkartmaya çalıştığımız önemli olan bir başka meseledir. Pozitivistler, dünya ve onun işleyişine ilişkin özellikle de içinde işleyen nedensel ilişkiler hakkında bilgi elde etmek isterler. Bu gibi ilişkileri tanımlamak araştırmacıya doğru tahminler yaparak ve muhtemel müdahalelerde bulunarak bu araştırmayı gerçek dünya problemlerine uygulama imkanı verir. Sosyal bilimlerde ya da postmodernizm ve post yapısalcılarda ise, gerçekliğe dair doğruyu yakalama, tahmin etme ve kontrol etme iddiası ya da amacı güdülmez. Bu durumu, çoğu zaman art niyetli bir duruş olarak değerlendirirler.

Devamı...

Bir ömrün değişmez prensibi: Müsbet hareket
Bir hedefe ulaşmanın nice ön şartları var. Bilgi, tecrübe, sermaye bunlardan sadece birkaçı. Ama bütün bunların üstünde bir şart var ki kesinlikle ihmale gelmez. O da takib edilecek yolun, izlenecek politikanın sağlam olması.
Doğru hedeflere yanlış yollarla gidilmez.

Hedefler sonsuz denecek kadar çok. Biz, iman hizmetinden söz edeceğiz.
Nedir hedef? İnsanların kalplerini ıslah etmek, imanlarını taklitten tahkike çıkarmak.
Üstad Bediüzaman hazretleri bu davasını şu ifadelerle net biçimde ortaya koyar:
“Ben imanın cereyanındayım, karşımda imansızlık cereyanı var. Başka cereyanlarla alâkam yok.”
Bu iman hizmetinin prensiplerini ise iki kelimede özetler: Müsbet Hareket.

Devamı...

Kur'an'ın Dilinden Toplum Esasları
Fotoğraf: Kur'an'ın Dilinden Toplum Esasları

Allah'a iman edin.
O'na hiçbir şeyi ortak koşmayan.
Yalnız Allah'a kulluk edin.
Dua edin, af dileyin, tevbe edin. 
Okuyun, araştırın, inceleyin. 
Kitaba uyun, dosdoğru yol üzerinde olun.
İyi ve güzel olana özendirin.
Kötü ve çirkin olandan sakındırın. 
Allah yolunda infak edin, mücadele edin. 
Barış'ı esas alın, adaletli olun, ahlaklı ve faziletli olun. 
Aklınızı işletin, ihlaslı, güvenilir, fedakar ve çalışkan olun. 
Yalan ve hileden uzak durun. 
Hayırlı işlerde yarışın, güzel söz konuşun, güler yüzlü olun. 
Affedin, tevekkül edin, sözünüze sadık olun. 
İhtiyaç sahibini gözetin, infak edin, sevdiğiniz şeylerden verin. 
Barışı sağlayın, yönetimde şûrayı esar alın, birlik olun. 
Kötülüğü en güzel tavırla uzaklaştırın. 
Ölçü ve tartıda dürüst olun.
Haksız yere cana kıymayın.
Haram yemeyin, gıybet etmeyin, insanlar aleyhine söz taşımayın. 
Yalan yere şahitlik yapmayın. 
Çirkin işlerden, fenalık ve azgınlıktan uzak durun. 
Lüzumsuz söz ve davranıştan uzak durun.
Yaptığınız iyilikleri başa kakmayın.
Öfkelenmeyin, kibirlenmeyin, yalan söylemeyin. 
İnsanlarla alay etmeyin. 
İnsanların Allah'tan başka taptıklarına sövmeyin. 
Kendinizi temize çıkarmayın, hızsızlık yapmayın. 
Emanete hıyanet etmeyin, israf etmeyin, faiz yemeyin. 
Başarısızlıkta üzülmeyin, başarıda büyüklenmeyin. 
Yeryüzünde fesat çıkarmayın, 
yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin.
Hakkında bilginiz olmayan şeyin ardına düşmeyin. 
Zalimlere eğilim göstermeyin. 
Dinde fırkalara ayrılmayın, baskı ve zorlama yapmayın. 
İhanet etmeyin, kendi canlarınıza kıymayın. 
Başkalarının sahip olduklarına göz dikmeyin.
Ayetler ile alay edilen yerlerde durmayın. 
Zina etmeyin. Evlenin.
Uyuşturucu ve içkiden uzak durun, kumar oynamayın. 
Bilgisizlerin yolunu izlemeyin.
Mallarınızı ve evlatlarınızı davanın önüne geçirmeyin. 
Yapmayacağınız şeyleri söylemeyin.
Kötülük ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın. 
İnsanların evlerine habersiz ve selamsız girmeyin. 
Gevşemeyin, tasalanmayın. 
Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın
Yarın bunu kesinlikle yapacağım demeyin. 
Güzel bir tarz dışında mücadele etmeyin. 
Çirkin iş ve edepsizliği yaymayın. 
Nankörlük ve iftira etmeyin. 
Şeytana kulluk etmeyin, onun adımlarını izlemeyin. 
Sınırı aşmayın. 
Ve Allah'a dininizi öğretmeye kalkmayın!

Sefa Mehmetoğlu
Allah'a iman edin.
O'na hiçbir şeyi ortak koşmayan.Yalnız Allah'a kulluk edin.
Dua edin, af dileyin, tevbe edin. 
Okuyun, araştırın, inceleyin. 
Kitaba uyun, dosdoğru yol üzerinde olun.
İyi ve güzel olana özendirin.
Kötü ve çirkin olandan sakındırın. 
Allah yolunda infak edin, mücadele edin. 
Barış'ı esas alın, adaletli olun, ahlaklı ve faziletli olun. 
Aklınızı işletin, ihlaslı, güvenilir, fedakar ve çalışkan olun.

Devamı...

İbadet ‘Rabbimize, Onun bildirdiği şekilde şükretmektir’
“O Rab ki, yeri sizin için bir döşek, göğü de (kubbemsi) bir tavan yaptı. Gökten size bir su indirdi. O su sebebiyle türlü meyvelerden (ve ekinlerden) size bir rızk çıkardı. Bunları bildiğiniz halde sakın  Allah’a ortaklar koşmayın.”
Bu ikinci ayetten anlaşılacağı gibi, ibadet ‘Rabbimize, Onun bildirdiği şekilde şükretmektir.’ ‘Onun nimetlerine karşı kalbimizde doğan minnettarlığın açığa vurulmasıdır.’
Önder beye dönerek,
“Ben genellikle bu gibi sorularda önce akla hitap eden açıklamalar yapar, daha sonra ‘nakli delil’ dediğimiz ayet ve hadis meallerini verirdim. Nedendir bilemiyorum, bu defa tam  zıt bir yol tuttum. Önce ayetten başladım.
“Çok iyi oldu.” dedi Önder, “Biz bu bilgilerden çok uzağız. İlk defa, ibadetin niçin yapılması gerektiğini bizzat Kur’an ayetlerinden öğrenme fırsatı buldum. Teşekkür ederim.
Bir de şu hadis-i şerifi hatırlatayım:
“Namaz dinin direğidir.”
Devamı...

Kürdistan İslam Şûrası
Her çağın kendine has problemleri olduğu gibi şu zamanında kendine özgü problemleri mevcuttur. Bütün bir insanlık tarihi boyunca peygamberlik misyonuyla insanlığı kurtuluşa çağıran Allah'ın elçileri ve öğretileri sosyolojik ve kültürel olarak zamanın ruhuna uygun toplumun problemlerine çözüm üretmeye çalışmışlardır. Temel hak ve hürriyetler, ilke ve prensipler ve akaide dair şeyler değişmesede evrimleşen bir tarih yumağında insanlığın sürekli zamana göre güncellenen verilere ihtiyacı olduğu açıkça görülmüştür. İslam peygamberi Hz. Muhammed'in vermiş olduğu mücadele bunun son örneğidir. Nübüvvet makamının sona ermesiyle bu davayı üstlenecek peygamber varisi alimler olacaktır.
Devamı...

Tefekkür ve Şefkatle Bakmak
Hayat, acı gerçeklerini öğrettikçe, sabır sermayesine ihtiyaç çok artıyor. Sabır ise depoda bekleyen bir malzeme değil elbette. Onu besleyecek tevhid delillerine, iman şuuruna, hakkaniyet ölçülerine, hakta sebata ve tevekkülle teslimiyete ihtiyaç var.
Kalbin yaralarını saracak bir muhabbet ve dost iklimine, aklın müşevveşiyetini çözecek müzakere ve istişare zeminlerine, vicdanın pasını silecek  tefekkür ve tecdide ve insanca bakışa ihtiyaç var.
Taraf olma yerine muhakeme ve adalet terazisi ile tercihler yapabilmek, insani duruşun ve kalıcı beraberliklerin prensipleriyle mümkündür.
Aciz insanın dünya hırsları ile nereye varabiliriz?
Güç merkezli bir icra ve ahkam kesme profili ile hangi sessiz vicdanın sığınağına sığınak olabiliriz?
Devamı...

Üşüyen Gerçekler
Ne zaman öleceğimi ve öldüğümde cennete mi cehenneme mi gideceğimi bilmiyorum ama hesaba çekileceğimi kesinlikle biliyorum. Hatalarım tüm çıplaklığıyla vurulacak yüzüme ve tüm hatalarıma rağmen bir şeyler söylemeyi deneyeceğim ALLAH’a;  afetzedelerin bez çadırlarda ikinci kışlarında Van’da soğuktan tir tir titrerken insanların nasıl rahatça sıcak yataklarına yattığını merek ediyorum diyeceğim mesela…
Sana iman ettiklerini iddia eden Müslümanlardan şikayetçi olacağım. “Sizden biriniz kendisi için istediğini başkası için de istemedikçe gerçek manada iman etmiş olmaz “ diye buyuran resulüne inandıklarını iddia ettikleri halde direk cennetine alacak mısın diye merak ettiğimi söyleyeceğim mesela...
Afetzedeler ikinci kışlarını hala bez çadırlarda geçirirlerken Van soğuğunda, m(s)üslümanlar bunu kendileri için de istedikleri için mi acaba; rahatça her gün TV programlarını izliyorlar, yeni oldukları halde taptıkları ünlünün ki gibi olsun diye gardıroplarına yeni montlar, ayakkabılar, kazaklar, çantalar, pardösüler vs alıp diğerlerini gardıroplarına saklıyorlar biz üşüyelim diye.
İnandıkları için mi acaba sinemada komedi filmlerine para, vakit ayırıp bizden kaçıyorlar, izledikleri sokak hayvanlarına bile acıyıp duygulandıkları halde inandıkları için mi unuttular beni?

Devamı...

Bilgi Kaynağı Vahiy
   Denem ve aklın nasıl bilgi kaynağı olduğu bellidir. Ancak vahiyin nasıl bilgi kaynağı olduğundan biraz bahsetmekte fayda var. Üç kaynaktan hangisiyle bilgi edinmek gerekirse gereken kaynaktan bilgi edindiği zaman sağlıklı olur, aksi taktirde kaynaklar karıştırıldığı zaman karışıklık olur. Mesela vahiy yoluyla edinilmesi gereken bilgi, sadece akıl yoluyla edinilmeye çalışıldığı zaman yanlış olur. Bunun içindir ki, kendi varlığının sebebi, yaşamın anlam ve hedefi, niçin, nasıl ve hangi ölçülere göre yaşanılması gerektiği, ölüm sonrası durumun ne olacağı gibi temel sorular tecrübe yöntemi ile cevaplandırılabilecek sorular değildir. Bu noktada duyular kendi sınırını aşan metafizik âlemle ilgili problemler de akla malzeme sağlayamamaktadır. İşte bu noktada vahiy devreye girmekte ve bilgi kaynaklarından biri olarak değerlendirilmektedir. 
Devamı...

Namaz kılmayan cami

Yazının başlığı Yılmaz beyin çok  dikkatini çekti: “Namaz Kılmayan Cami”
Pek bir şey anlamamıştı. Caminin namaz kılması nasıl olurdu?
Bir şey sormayı da erken buldu. Merakla dinlemeye koyuldu.
Yazı şöyle devam ediyordu:
İnsan tek başına ayrı bir âlem… Aklının, kalbinin, hayalinin, hafızasının, organlarının ve his dünyasının kendilerine uygun ibadetleri ve tesbihleri var.
Aklın ibadeti, “necisin, nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun?” sorularının cevabını arayıp bulmak… Kendisini ve topyekûn kâinatı Allah’ın eseri bilip onlardaki ilâhî hikmetleri tefekkür etmek. Emir ve yasaklara ciddî bir muhatap olmak…
Kalbin ibadeti iman, muhabbet, hayret gibi ulvî manalar.


Devamı...

Dindaşlarınızla ittifak ediniz, ihtilâfa düşmeyiniz
Bismillahirrahmanirrahim
Ey ehl-i hak! Ey hakperest ehl-i şeriat ve ehl-i hakikat ve ehl-i tarikat!
Bu müthiş maraz-ı ihtilâfa karşı birbirinizin kusurunu görmeyerek, yekdiğerinizin ayıbına karşı gözünüzü yumunuz.
وَاِذَا مَرُّوا بِاللَّغْوِ مَرُّوا كِرَامًا (“Onlar boş sözlerle, çirkin davranışlarla karşılaştıkları zaman, izzet ve şereflerini muhafaza ederek oradan geçip giderler.” Furkan Sûresi, 25:72.) edeb-i Furkanî ile edepleniniz.
Ve haricî düşmanın hücumunda dahilî münakaşâtı terk etmek ve ehl-i hakkı sukuttan ve zilletten kurtarmayı en birinci ve en mühim bir vazife-i uhreviye telâkki edip, yüzer âyât ve ehâdis-i Nebeviyenin şiddetle emrettikleri uhuvvet, muhabbet ve teavünü yapıp, bütün hissiyatınızla, ehl-i dünyadan daha şiddetli bir surette meslektaşlarınızla ve dindaşlarınızla ittifak ediniz, yani, ihtilâfa düşmeyiniz.
Devamı...

Yeryüzünü İlimle Dolduran Müçtehid: İmam Şafiî
İslam düşünce tarihinin öne çıkan şahsiyetlerinden ve dört büyük mezhep imamlarından olan İmam Şafiî’nin asıl ismi Ebû Abdullah Muhammed b. İdris el-Kureyşi el-Haşimi el-Muttalibi b. Abbas b. Osman b. Şafiî’dir.
İslam düşünce tarihinin öne çıkan şahsiyetlerinden ve dört büyük mezhep imamlarından olan İmam Şafiî’nin asıl ismi Ebû Abdullah Muhammed b. İdris el-Kureyşi el-Haşimi el-Muttalibi b. Abbas b. Osman b. Şafiî’dir. Dedesinin dedesi Şafiî, Kureyş kabilesinden ve sahabi olduğundan dolayı Şafiî ismiyle tanınmıştır. İmam Şafiî H.150 (M.767) yılında Gazze’de doğmuştur. Onun doğduğu yıl içinde Ebu Hanîfe vefat etmiştir. Beşikte iken babası vefat etmiş ve iki yaşında, annesi onu Mekke’ye götürmüştür. İmam Şafiî ilk ilim tahsiline Mekke’de başlar.

Devamı...

Pir’e laik olmak (Seyid Rıza)
Mihnet çekmeyen benim, hiç bilir mi halimi?
Bela görmemiş olan anlar mı ahvalimi?
(Fuzuli)
Muharrem Matemi’nin son demindeyiz. Acı ile kahramanlığın bütünleştiği, ağıtların destanlar eşliğinde coğrafyaları gezdiği günlerdeyiz. Mazlumun yenilmezliğine ithaf edilmiş aşurelerimizi pişirecek, komşularımızın kapısını tek tek çalacağız. Zeynebin davetine iştirak edeceğiz. Kutsal bir arınmanın eşiğinde, zulme meydan okuyan Şahı Şehidan Hüseyin’in mirasçısı Dersim Kartalı Seyit Rıza’nın “Evladı Kerbelayız, bi hatayız, yazıktır, günahtır” diyen sesiyle meydanlarda olacağız.
15 Kasım 1937’de idam sehpasına düşmanı çatlatırcasına, Hüseyini onurlandırırcasına yürüyen Pirimize laik olmak adına dara duracağız. Kerbela’dan yükselen ışık, Dersim’de taçlandırılan sadakatle bizleri kendimiz olmaya davet etmektedir. “Davete icap edenler mutlu.
Devamı...

Mazlumder Sertifikalı İnsan Hakları Okulu
Mazlumder Mersin Şubesi  İnsan haklarının evrensel bir nitelik taşıyor olmasına rağmen günümüz ülkemiz ve dünya şartlarında hak ihlalleri bağlamında reaksiyonu zayıflamıştır. Sadece teorik bir yaklaşım ile değil aksiyoner bir tarzda hak, hürriyet ve adaletten taraf olmak insan hakları bağl
amında bir gereksinimdir.
  Ülkemizde ve dünyanın pek çok yerlerinde zulümlerin olduğu temel hak ve hürriyetlerin dahi başta insan olmak üzere, madde, eşya ve ekoloji üzerine de olumsuz etkisi düşünüldüğünde büyük bir toplumsal gerçekliği karşımıza çıkarıyor. Bütün bu egemen iktidar ve zalim güçlerin karşısında büyük bir inançla cesur ve vicdanlı bireylerin toplumsala dönüştürücü insan hakları mücadelesiyle biraraya gelmelerini ümit ediyoruz. İnsan Hakları Okulu bu anlamda bir boşluğu doldurarak önemli bir katkıda bulunacaktır.

Devamı...



Diğer haberler

03.11.13
· Medine Vesikası’nın şafağı
01.11.13
· Daimî olan bir Zât’ın zikrine devam eyle ki, devam bulasın
13.10.13
· BAYRAM VE ROJAVA
12.10.13
· Hac farizası ve Kurban Bayramı
07.10.13
· İslamiyet savaşı değil barışı esas alır
01.10.13
· Mersin'de 'İslam ve Barış' konuşulacak
26.09.13
· Nûbihar 'Uluslararası Din, Dil ve Kimlik Sempozyumu' sonuç bildirgesi
15.09.13
· Bediüzzaman ve anadilde eğitim
14.09.13
· İlahiyatın özü
10.09.13
· Suriye ve Ortadoğu
03.09.13
· Kürt Sorunu'nun çözümüne tarihi perspektiften bakış
29.08.13
· Hududullah ve model toplum
· Siyasal İslam ve Rojava samimiyet(sizlik)i
23.08.13
· Rojava’daki Vahşet Ve El Nusra
· Zihinlerdeki Cam Kavanoz ve Çaresizlik
08.08.13
· Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun!
04.08.13
· Hakkın savunulması kutsaldır
19.07.13
· Ramazan Uyanışı
· İbadetler
22.06.13
· Türtçe Olimpiyatları ve Dilleri Yasaklanan Kürtler Üzerine

Eski Haberler

  


Nivîskar
Ayhan BİLGEN
Mekke’de Direniş, Medine’de Adalet, Hudeybiye’de Barış...


Mele Hafız Ahmet Turhallı
Til Maruf Vahşeti Ve İslami Uyanış...


Mele Mesud Eryılmaz
İslam Ve Terör...


Mele M. Emin KILIÇ
Bilgi Edinme Yolları...


M. Nureddin Yekta
Barzani Ve Diyarbekir...


Mele Celalettin YÖYLER
İslam’da Kadının Toplumsal Yeri...


Yavuz Delal
“kürt Sorunu” Devrimi...


Süleyman Çevik (Misafir Yazar )
Hak Istemek Şeytan'a Uymak Mıdır?...


Muhammed Seruci
Topluma Rağmen Teşekkül Eden Yönetimler...


Salih Westanî
İslam İslam'dır! Ne Türk İslam, Ne De Kürt İslam...


Hilmi Yeşiltaş
Sağcı Müslüman Mı, Solcu Müslüman Mı Olalım?...


Tüm Yazarlar

Bloklar dosyası
· Tüm Kategoriler
· 
· Makale
· Şiir

"Bizim düşmanımız;
cehalet,
zaruret,
 ihtilaftır
.

 Bu üç düşmana karşı
san'at,
marifet,
ittifak

silahıyla cihad edeceğiz.''

Bediüzzaman
Said-î Kurdî



Îro
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

Têkilî / İletişim
Adres: Avrupa İslami Hizmetler Birliği

Lakkegata 17, 0187 Oslo, Norway

Telefon:0047.22173050 ( Cami )



Namaz vakti
Şu an bu blokta bir sorun var.

Nûbihar

CUDİ KİTABEVİ

Bediüzzaman'ın Büyük Projesi

Facebook Sayfamız

Mêvan
Şu an sitede, 40 ziyaretçi ve 0 üye bulunuyor.

Anket
Sitemizi Nasıl Buluyorsunuz?

Çok iyi
iyi
Normal
Kötü



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy: 1817
Yorum: 96






BU SİTE DİNİ KÜLTÜREL İÇERİKLİ OLUP, SİYASİ BİR NİTELİK TAŞIMAMAKTADIR!



  ***Sitemizdeki bilgileri dilediğiniz yerde kaynak belirtmek şartıyla yayınlayabilirsiniz***

Bookmark and Share 


PHP-Nuke Copyright © 2005 by Francisco Burzi. This is free software, and you may redistribute it under the GPL. PHP-Nuke comes with absolutely no warranty, for details, see the license.
Sayfa Üretimi: 0.63 Saniye