Müslüman Kürdlerin Sesi
01.01.2006
Ne dindarlık adı altında milliyetsizlik, ne de milliyetperverlik adı altında dinsizlik
20.06.2013
Kurdî | Türkçe
Baş sayfa | Ana sayfan yap | Yazı gönder | İletişim | Arşiv | Üye girişi

İçerik

Haberler

Günün Sözü
Beni, nefsini kurtarmayı düşünen hodgâm bir adam mı zannediyorlar? Ben, cemiyetin imanını kurtarmak yolunda dünyamı da feda ettim, ahiretimi de. Seksen küsûr senelik bütün hayatımda dünya zevki namına bir şey bilmiyorum. Bütün ömrüm harb meydanlarında, esaret zindanlarında, yahut memleket hapishanelerinde, memleket mahkemelerinde geçti. Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı. Divan-ı harblerde, bir câni gibi muamele gördüm; bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca ihtilâttan men’edildim. Defalarca zehirlendim. Türlü türlü hakaretlere maruz kaldım. Zaman oldu ki hayattan bin defa ziyade ölümü tercih ettim. Eğer dinim intihardan beni men’etmeseydi, belki bugün Said topraklar altında çürümüş gitmişti.. (...) Bediüzzaman Saidi Kurdi

Bilgisayarına indir!
GÖRÜNENİN ÖTESİ

Samanyou Galaksisinden tek bir atoma kadar yapılan resimlerle animasyon yolculuğudur. Adım adım galaksiler ve yıldızların arasından Güneş Sistemine, oradan Dünya'da bir ağaca ve ağacın hücrelerinden tek bir atomuna kadar olan gerçekte uzun ama program içinde kısa bir yolculuktur...

Lêgerîn



***

KARIŞIK LİNKLER

www.bawermend.com



QESÎDE Û SÛRUD

Kîtaplar
Kur'an Meali

Peygamberîn hayatı

Kütübi Sitte

Kırk Hadis

Kıyametin alametleri

Risale-i Nur

Sohbetler




Ayet
Yine göklerin ve yerin yaratılışı ile dillerinizin ve renklerinizin farklı oluşu da O'nun âyetlerindendir. Şüphesiz ki bunda bilenler için nice ibretler vardır. (Rum/22)

Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli ve en üstününüz O'ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdar olandır. (Hucurat/13)


Stêrkên Asumana









Beşdar
Şu ana kadar
4000296
sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 22.11.2006

  
Kuzey Kürdistan Sonuç Bildirgesi
Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı Sonuç Bildirgesi  "15-16 Haziran 2013 tarihinde değişik siyasi, etnik, inanç gruplarının temsilcileri olarak Amed’te gerçekleştirdiğimiz konferansımız, tarihi önemde kararlar alarak başarıyla sonuçlanmıştır. Kürdistani tüm renklerin buluşmasıyla, iki günlük yoğun tartışma ve değerlendirmeler ışığında elde ettiğimiz sonuçları, tüm Kürdistan ve dünya halkları ile paylaşıyoruz.
  Türkiye Cumhuriyeti, resmi kurucu ideolojisiyle tekçi ulus-devlet anlayışının en ağır örneğini yaşatmıştır. Kuzey Kürdistan’da Kürt Halkı ve Kürdistani tüm toplulukları baskı ve sömürüyle yok etmeye-göç etmeye ve Türklük içinde eritmeye zorlamakla kalmayıp, Anadolu’daki farklılıklara da yaşam hakkı tanımamıştır. Bu bağlamda, Asuri-Süryani, Ermeni, Laz, Gürcü, Alevi, Hristiyan, Musevi, Arap, Çerkez, Türkmen, Mıhallemi, Ezidi, Romanlar, gibi halklar ve kültürler ile İslami grup, cemaatler ve özellikle kadınlar inanılmaz bir baskı ve yıldırma mekanizmasının mağdurları olmuştur.

Devamı...

Kürt Meselesi ve İslami Sorumluluk
   İnsanoğlu iradesiyle kabul ettiği sorumluluk ve emanetin yerine getirilmesinde zaman zaman kusur edip, Allah’ın emrine muhalefet ederek, insani vecibelerini ve görevlerini tersyüz etmiş ve bunları kendi çıkarları doğrultusunda kullanmıştır. Kur’an-ı Kerim’in 5 temel esasından biri kısastır. 
   Peygamberler, mücadele ettikleri kavimlerin, fahiş, zorbalık ve şiddet hareketlerine karşılık kıyasıya mücadele etmişlerdir. Bu tarih süresince zulümkarların nasıl hezimete uğradıkları ve Allah’ın kahrına nasıl müstahak oldukları ve kendilerinden nasıl intikam alındığını, tarih bizim gözümüzün önüne serer. İçinde yaşadığımız asırda da görüldüğü gibi nice katliamcı, zulümkar, barbar ve insanlara kan kusturan ceberrutların halk tarafından nasıl başaşağı edildikleri herkesçe malumdur.

Devamı...

Hz. Peygamberi anmaktan ziyade anlamak
Hz.Peygamber’i anmaktan ziyade anlamak lazım “örnek bir model”(2) olarak çağın idrakına sunmak, İslam dünyasının bugün içinde bulunduğu ortamda kaçınılmaz hale geldiğini... Bugün Hz. Peygamber’i “örnek model” (paradigma) olarak çağa taşırken bize düşen, onun yaptıklarının aynısını yapmak değil, yaptıklarını bugünün şartları içerisinde yeni bir bakış açısıyla, yeni bir ruhla; aynı hedefleri, temsil ettiği aynı ilkeleri muhafaza etmek şartıyla yeniden yorumlamalıyız. Hadis/sünnet’i yaşamak, Hz. Peygamber’i çağa taşımak ve onun gözettiği ilkeleri aynen gözetmek suretiyle onu örnek almak. Çünkü biz bu çağda yaşıyoruz, dolayısıyla bu çağı kendi açımızdan verimli ve yaşanır hale getirmek için Hz.Peygamber’in örnekliğinden nasıl ilham alabiliriz ve ondan nasıl yararlanabiliriz sorularına cevap bulmak zorundayız.
Devamı...

Hz. Peygamber (asm)'in Hayatı Örnekliğinde Kürtler'in ve Kürdistan'ın Yönetim Er

   Bu son çözüm sürecinde ne olup bittiği, bizim gibi işin mahiyetinden uzak olanlarca bilinmemektedir. Fakat görünen o ki bir takım çalışmalar var. Ve bu gayretlerde, hem Hükümet canibinden hem Öcalan’ın bu seneki Diyarbakır Newroz meydanında okunan mektubunda belirtildiği üzere İslam ortak paydasına ve tarihi birlikteliğe ve sosyolojik bereberliğe vurgu yapılmaktadır.
   O halde bu çözümün tezahürü, yani ete kemiğe börünme şekli bu temel üzerinde kurulacağına göre, bunun şekil ve formatının ne olduğu ortak islam ve tarih paydamızda bulabiliriz. Dediğimiz gibi perde arkasına vakıf olmamakla beraber, Kürtlerin ve Kürdistan’ın kendi içinde eyalet ve federasyon vs. gibi siyasal oluşum ve organizasyondan bahs edilmemektedir. Kanaatim o ki, bu kendini yönetme erki, Kürt ve Kürdistan meselesini üçayağından birdir. Biri, Milliyetin resmen tüzel kişilik olarak tanınması; İkincisi, dilin sadece eğitim ve öğretimde değil, kendi içinde resmi dil dâhil hayatın ve pazarın bütün alanlarında kullanılıp işlevleştirilmesi; Üçünüsü sisyasal organizasyon halinde, yönetim erkine sahip olunmasıdır. Bu üçünden biri eksik olursa mesele yine tamamlanmamış ve ötelenmiş olacaktır.


Devamı...

‘İslam kardeşliği’ hukuku ve ‘barış’
  Aylardır sürüp giden bir süreç işlenmektedir. Kimisi ‘barış’ süreci, kimisi ‘çözüm’ süreci kmisi de ‘müzakere’ diyor işleyen bu sürece. Bu sürecin en temel kavramı diyebileceğimiz iki kavram sürekli dillendiriliyor: Barış ve kardeşlik.
  Bundan dolayı burada Kur’an ve peygamber hadisine istinaden kardeşlik hukukunu kaleme almaya çalışacağız. Tabi bunu yaparken ‘barışa’ değindiğimiz de görülecektir. Zira özellikle Kur’an-ı Kerim’den referans alacağımız pasajlar hem ‘kardeşlik’ hem de ‘barış’ hukukunu işlemektedir.
  İslam’a göre iki tür kardeşlik söz konusudur. Bunlardan biri İslam (inanç, din) kardeşliğidir, diğeri ise kan bağı kardeşliğidir. Biz burada ‘İslam kardeşliği’ üzerinde duracağız.
Devamı...

İslam’da ümmetçilik
  “Ümmet”, anne anlamına gelen ‘ümm’ kelimesinden türemiştir. “Ümm”, bir şeyin meydana gelmesine, terbiyesine, ıslahına veya başlangıcına temel olan köküne verilen isimdir. “Ümm” kelimesi Kur’an’da kelime anlamıyla hem anne, hem de ana, asıl, temel, uygun karşılık anlamlarında geçmektedir.
  Ümmet”, sözlükte, cemaat, yol, din, nesil veya topluluk demektir. Çoğulu ‘ümem’dir. Aslında ‘ümmet’ kelimesi bir çoğunluğu, bir cemaati ifade ederken, ‘ümem’ sözcüğü, çoğulun çoğulu gibidir. ‘Ümmet’ kavram olarak, kendi iradeleriyle veya bir zorunluluk sonucunda aynı yerde, aynı zamanda, aynı dine uymak suretiyle bir arada yaşayan insan topluluğudur. Bu tanımdan hareketle birçok Müslüman bilgin, ‘ümmet’ kelimesiyle İslam’a inanan toplulukların kast edildiği görüşündedir.
Devamı...

Said Nursi'nin 31 Mart'taki şeriat cevabı

   Bu mektup münasebetiyle dünkü gün yanıma gelen mühim bir resmî memura böyle söyledim ki: Eski Said’in sergüzeşte-i hayatından harika üç vakıa, şimdi tahakkuk etmiş ki, ileride çıkacak Risale-i Nur’un kerameti imiş.
   Şöyle ki: 31 Mart hâdisesinde Hareket Ordusunun Başkumandanı Mahmud Şevket Paşa bana karşı fazla hiddetli iken ve Divan-ı Harb-i Örfîde beni muhakeme ettikleri gün, on beş adam karşımda darağacında asılı bir vaziyette Divan-ı Harb-i Örfî Reisi Hurşid Paşa benden sordu: “Sen şeriatı istedin mi? İşte şeriatı isteyenler böyle asılırlar.”
   Ben de “Şeriatın bir meselesine bin ruhum olsa feda ederim” dediğim halde ve beni mahkûm etmeye pek çok esbap—muhbirlerin iftiralarıyla—varken, benim müstesna bir surette müttefikan beraatime karar vermeleri..


Devamı...

Yeis ve ucub: İkisi de ruha zarar

   Yeis ve ucub... Ruh dünyamızın iki büyük düşmanı. En kısa ifadesiyle, yeis ‘kişinin cehennemini garanti görmesi’, ucub ise ‘cennetini kesin bilmesi’dir. Bir başka ifadeyle, yeis ‘Allah’ın rahmetinden ümit kesmek,’ ucub ise ‘O’nun azabından kendini emin sanmaktır. Halbuki hayrı da şerri de yaratan ancak Allah’tır. İnsan, hayrın ve şerrin sebeplerine müracaat etmekle, cenneti yahut cehennemi istemiş olur. İstemek kuldan, cevap vermek ise Allah’tandır. Şu var ki, istemek neticenin tahakkuku için kâfi değildir.
   Herşey, ancak Allah’ın dilemesi ve yaratmasıyla varlık sahasına çıkar. Allah Kelâmında ‘istikamet’ olarak ifadesini bulan rıza çizgisinin iki düşmanı vardır: ifrat ve tefrit. Bunlardan biri insanı yukarı doğru, diğeri ise aşağı doğru felâkete sürükler. Yeryüzünün ‘istikameti’ temsil ettiği düşünüldüğünde, güneşe doğru yaklaşmak ifrat, mağma tabakasına doğru inmek ise tefrittir; ikisi de insanı yakar, mahveder. İnsanı böylece yoldan çıkaran aşırılıkların bir halkası da ‘yeis ve ucub’dur.


Devamı...

Barış içinde yaşamak bir ihtiyaçtır
   İnsanın başkasıyla olan ilişkileri, doğup büyüdüğü ailesinde başlar. Daha sonra kendisini zorunlu olarak sosyal bir çevrenin içinde bulur. Zamanla karşılaştığı zorluklarla başedebilmek ve ihtiyaçlarını daha rahat giderebilmek için farklı insanlarla bir araya gelme ihtiyacı duyar. Paylaşma ve dayanışmaya dayalı bu ilişkiler, bireyden topluma doğru genişleyerek bir çok insanı kapsayacak hale gelir.
   İnsan, birçok ihtiyacını karşılamak için sürekli bir arayış içinde olur. Bu arayışlar neticesinde insanların, sahip olduklarıyla yetinmeyerek başkalarının imkanlarına göz dikmesi çatışmalara ve savaşlara yol açar. Savaşlar, büyük oranda yaralanmalara, mal ve can kayıplarına neden olur. Yaralanan, yakınlarını ve barınaklarını kaybeden insanlar, büyük acı duyar. Gelecekle ilgili korku ve kaygı taşırlar. Aşırı kaygı ise beraberinde çeşitli fiziksel ve psikolojik sorunları getirir. Bu yüzden çatışma, savaş ortamlarında sağlıklı bireyler yetişmez.

Devamı...

Açık bir mezar: Halepçe
   Halepçe. İnsanlık tarihinin en vahşi, en acı, en utanç verici zorbalıklardan birini yaşamış, sevimli, talihsiz küçük bir Kürt kasabası. Irak’ın bittiği, İran’ın başladığı dağların eteklerine kurulmuş şirin bir Kürt kasabası. Bundan 25 yıl önce tarihler 16 Mart 1988’i gösterdiğinde Saddam’ın askerleri tarafından yerle bir edilmiş, insanlık dış muamelelere maruz kalmış, dünyanın sadece birkaç yerinde görülen zulmü yaşamış, Kürt olmak dışında başka suçları olmayan, binlerce insana mezar olmuş bir Kürt kasabası.
   Takvim yaprakları 16 Mart 1988’i gösterdiğinde katliam, Halepçe’de savaş uçaklarının o korkunç, ürkütücü sesleriyle başlamıştı. Bombalar ve zehir yüklü gazlar, tarihin en büyük katliamlarından birini gerçekleştirmek üzere kentin kalbini parçalıyordu. Bir anda her yer cesetlerle dolmuş, kentin sokaklarında yüksek zehirli gazlar insanları bir bir yere seriyordu.
Devamı...

İslam tarihinde en önemli kavşak
İslam dininin algılanışı bakımından günümüzde İslamı yeniden yorumlama ve bunun siyasal araçlarını oluşturup sahneye çıkmaları göz önüne aldığımızda zihniyet, anlayış ve oluşturmak istenen çerçeve daha 7.  yüzyılda İslamiyet’te iktidar anlamında yaşanan fikir ayrılıklarıyla şiddetli savaşlara yol açan bir sapmanın yaşandığını ve bu sapmanın 11. yüzyılın sonlarına doğru felsefi, siyasal, ekonomik, kültürel, zihni ve şerhi alanlarında tamamlandığını, günümüzdeki İslami motif altında siyaset yapanların da bu sapmanın devamcıları olduğunu işaret etmek, sanırım İslam’ın gerçek özüne sahip olan ve kabul eden her sorumlu insanın görevidir. Benim yapmaya çalıştığım da budur.
Devamı...

Kürt medeniyetinden, Yunan ve çağdaş Amerikan medeniyetine...
Ali Şeriati’nin ''İslam Bilim” ve Medeniyetler Tarihi'' adlı derslerinin “ Orijinal” çevirisi - 1
…Buna göre, Beynen Nehreyn’den Kürt adasından Yunanistan’a yansıyan Zeus isimli Tanrı, kültür ve medeniyetin sembolüdür. Ortaya konan bu gerçeklerle, Atina’nın Kürt Adasından gelen Beynen Nehreyn mirasının varisi olduğu ortaya çıkıyor. 
Ancak bizim bahsettiğimiz medeniyet, Sümerler, Babil, Akad ve Kürtlerden Yunan’a yansıyan Medeniyetin içeriğidir. Yani, kültür, teknik, iktisadi sistem, siyaset, toplumsal yapı, hukuk, mimari, hüner gibi konuları kapsayan kültürün tamamından bahsediyoruz. Bu medeniyetin Yunan topraklarına yansımasının hareket seyridir. Daha sonra medeniyet safhasında büyük bir ilerleme kaydeden Yunanlar, Mısır medeniyetinden de yararlandılar. İran ve Hint yarımadasındaki medeniyetten de yararlanıyor. Bütün bu birikimin neticesinde, büyük evrensel Yunan medeniyeti şekil alıyor.”  

Devamı...

Kur’ân bize yeter deyip ibadeti terkedenler
  Sözünü edeceğimiz kişiler Kur’ân’a iman eden, ancak tuttukları yol ile İslâm’ın yaşanmasına, hayata mal olmasına bilmeden de olsa zarar veren bir kesim.
Her menfî hareketin arkasında bir ecnebî parmağı aramak herkesin hemen aklına gelen öncelikli şık. Ama sözünü edeceğimiz kimseler ecnebilere alet olmaktan çok, onları bilmeyerek sevindiren cinsten.
  Şöyle ki, ülkemizde Kur’ân hakikatlerine gönülden bağlı, İslâm ahlâkını benimsemiş, ibadetlerini aksatmadan yerine getiren büyük bir gençlik kesimi var. Bunların sayılarının her geçen gün biraz daha artması, bütün düşmanlarımızı derinden düşündürüyor. Bu yıkıcı güçler,  gençliğin İslâm’la tanışmasına engel olmak için özellikle içkiyi, uyuşturucuyu, sefahati, her türlü ahlâk dışı yayınları sürekli teşvik ediyorlar.
Devamı...

Said-i Kurdi'den Said-i Nursi'ye Bediüzzaman
Türklükle Bağdaştırdılar Olmadı ,Şu Anda Seyyidlikle Araplaştırılmaya Çalışılıyor

   Med Zehra Merkezi Kürdistan Olan Uluslarası Bir Projedir.
  MED ZEHRA projesinde din ilimleri esas olup fen ilmi de işlenecekti.Bu hizmetle birlikte başta Kürt Halkı olmak üzere bütün İslam Halkı yararlanacaktı. Geç kaldık ve bedellerini ödüyoruz. Bu proje uluslararası bir projedir. Merkezi Kürdistan olsa da bütün İslam alemine hitap ediyor. Söz konusu projede 3 dil esas alınacaktı. Arapça vacip, Kürtçe caiz, Türkçe lazım  bu durum bölgeye göre değişiklik göstermekte. Kürt bölgelerinde Kürtçe, Türk bölgelerinde ise Türkçe Vaciptir.


Devamı...

Kur’an’da sağ-sol var mı?
  Mevcut Kur’an meallerinin birçoğuna göre Kur’an’da ‘sağcılar’ ve ‘solcular’ vardır. Bu anlayışa göre Kur’an’da adı geçen ‘sağcılar’, o bildiğimiz sağcılar; muhafazakar, milliyetçi, mukaddesatçılar olup ‘cennete’ girecekler, ‘solcular’ da o bildiğimiz sosyalistler, komünistler, anarşistler vs. olup cehennemi boylayacak olanlardır.
  Gördüğü bildiği her ‘sağcı’ya cennetlik, her ‘solcu’ya da cehennemlik gözüyle bakan ‘kurtulmuşluk vehmi’ içinde bir yaklaşım...
  Kur’an’da geçen ‘ashâbu’l-meymene’ veya ‘utiye kitabehu yemin’ tabirlerini sağ ehli/ sağın adamları/ kitabı sağından verilenler/sağcılar, ‘ashâbu’l-meş’eme’, ‘utiye kitabehu şimal’ gibi tabirleri de sol ehli/solun adamları/ kitabı solundan verilenler/ solcular diye çeviriyor ve bugünkü sağ-sol tabirlerinin kastedildiğini anlayarak, tanıdığı solcu birine “cehennemliksin” diye yaftayı basıveriyor. Kendisi gayet rahat ve asayiş berkemal (!).
Devamı...



Diğer haberler

03.03.13
· Kur’an’da sağ-sol var mı?
01.03.13
· Kürtler ve Ümmet
26.02.13
· Kurdîno fermo bi Kurdî biaxivin! *
19.02.13
· Risale-i Nur’un Dili ve Kürtler
05.02.13
· Siyasal iktidar ve İslam
25.01.13
· Kürtlerin 11 ay süren sevinci: Mahabad Cumhuriyeti
23.01.13
· ''Nur'dan (İmanî - İçtimaî) Yakutlar'' Kitabı Çıktı
22.01.13
· Semavi Kitaplar
21.01.13
· Tarihimizde Hurrilerin yeri
10.01.13
· BİLİM VE RİSALE-İ NUR SENTEZİ - 2
· BİLİM VE RİSALE-İ NUR SENTEZİ - 3
· BİLİM VE RİSALE-İ NUR SENTEZİ
05.01.13
· Bakış Açısı (Paradigma); Manayı Harfi, Manayı İsmi
03.01.13
· Dindar Kürdler’de Dini ve Politik Söylem - I
31.12.12
· Roboski’nin ağıdı
· Soy ağacı, Bediüzzaman'ın sözlerine aykırı
21.12.12
· Uzun yolculuk
17.12.12
· Sivil cuma namazı
· Ortadoğu’da kapitalist modernite
30.11.12
· Çocuklar değerlidir

Eski Haberler

  


Nivîskar
Mele M. Emin KILIÇ
Fitne...


M. Nureddin Yekta
Sürec, Barış, Aş(î)tî Ve Teslimiyet! ...


Mele Celalettin YÖYLER
İslam’da Kadının Toplumsal Yeri...


M Mes'ûd Ebbasî Kurdî
Özgürlüğün Reçetesi; Kuran Ve Sünnet...


Yavuz Delal
“kürt Sorunu” Devrimi...


Süleyman Çevik (Misafir Yazar )
Hak Istemek Şeytan'a Uymak Mıdır?...


Mele Hafız Ahmet Turhallı
İslam Ve Barış...


Muhammed Seruci
Topluma Rağmen Teşekkül Eden Yönetimler...


Salih Westanî
İslam İslam'dır! Ne Türk İslam, Ne De Kürt İslam...


Hilmi Y.
Sağcı Müslüman Mı, Solcu Müslüman Mı Olalım?...


Muhammed Nur Denek
İslami Hareketlerde Algı Sorunu...


Tüm Yazarlar

Bloklar dosyası
· Tüm Kategoriler
· 
· Makale
· Şiir

"Bizim düşmanımız;
cehalet,
zaruret,
 ihtilaftır
.

 Bu üç düşmana karşı
san'at,
marifet,
ittifak

silahıyla cihad edeceğiz.''

Bediüzzaman
Said-î Kurdî



Îro
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

Têkilî / İletişim
Adres: Avrupa İslami Hizmetler Birliği

Lakkegata 17, 0187 Oslo, Norway

Telefon:0047.22173050 ( Cami )



Namaz vakti
Şu an bu blokta bir sorun var.

Nûbihar

CUDİ KİTABEVİ

Bediüzzaman'ın Büyük Projesi

Facebook Sayfamız

Mêvan
Şu an sitede, 37 ziyaretçi ve 0 üye bulunuyor.

Anket
Sitemizi Nasıl Buluyorsunuz?

Çok iyi
iyi
Normal
Kötü



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy: 1725
Yorum: 92






BU SİTE DİNİ KÜLTÜREL İÇERİKLİ OLUP, SİYASİ BİR NİTELİK TAŞIMAMAKTADIR!



  ***Sitemizdeki bilgileri dilediğiniz yerde kaynak belirtmek şartıyla yayınlayabilirsiniz***

Bookmark and Share 


PHP-Nuke Copyright © 2005 by Francisco Burzi. This is free software, and you may redistribute it under the GPL. PHP-Nuke comes with absolutely no warranty, for details, see the license.
Sayfa Üretimi: 0.55 Saniye